22 Temmuz 2008 Salı

KELEBEKKK..KELEBEKKKKK





Sen boşver onları uç gönlünce
Onların hiç kanatları olmadı ki...
Kelebek...Ooo...Kelebek...Ooo...

Açar mı kanatların bir gün yine?
Kelebek kaç gün var geriye?
Kısacık ömür yeter mi onca hayale?
Gücenme dünya hali böyle..

Sen boşver onları uç gönlünce
Onların hiç kanatları olmadı ki...
Sen boşver onları uç kendin gibi kelebek gibi...
Onların ruhu böyle rengarenk değil saf ve tertemiz

Kelebek..kelebekk..sen uç hep gönlünce...
Kelebek kelebekk..sen uç hep gönlünce...


Kelebek..kelebekk...sen uç hep gönlünce...
Kelebek kelebekk..sen uç hep dokunmasınlar kanatlarına dökülür ya pulların
Unutma sen kelebeksin,ben seni öyle sevdim.
Bir asi rüzgardın da kıyamadım dokunmaya
Sen demiştin ya giderken
Ah kelebek seni hep seveceğim...

11 Temmuz 2008 Cuma

yeterki isteyelim....




gecenin karanlığında ilerleyen bir araba düşünün...
farlar ancak birkaç yüz metre ileriyi göstermesine rağmen, karanlığın içinde çok uzun yolları gitmemizi sağlarlar...
çünkü ilerlemek için sadece iki yüz metre ileriyi görmemiz yeterlidir...

bu hayatın önümüzde nasıl açıldığını anlatıyor. birbirini izleyen iki yüz metre sırayla önümüzde açılacaklarına güvendiğimiz taktirde, hayat bizim için açılmayı sürdürecek; ve sonunda gerçekten istediğimiz neyse, o hedefe doğru götürecektir...

çünkü biz böyle isteriz....